Tem 17
Çay Ocagi Çay Makinasi Su Sebili Satisi 0212 2370749 - Serbetlik Ayranlik Endüstriyel Mutfak Proje Sanayi Mutfagi Kurma Paslanmaz Çelik Ürünler Bulasik Makinasi Çay Kazani 0212 2370759

Cam yapımının ilk basamağı doÄŸru maddelerin uygun oranda bir araya getirilmesidir. Günlük hayatımızda karşımıza çıkan ve camın hammaddesini oluÅŸturan maddeler, kum, soda ve kireçtir. Kum, cam yapımında ana malzemedir. Soda, düşük sıcaklıkta akıcı hale gelmesini saÄŸlar. Kireçse, kimyasal etkilere dayanıklılığını artırır. Bir araya getirilen bu maddeler 15000C’deki fırınlarda eritme iÅŸlemine tabi tutulur.

İnsanoğlu volkanik cam veya obsidyen diye anılan doğal camı çok eski zamanlarda keşfetmiş ve bu doğal madeni işleyerek, bıçak, ok ucu, silah süsleme aracı ve mücevher olarak kullanmıştır.

Suni camın ilk olarak nasıl üretildiÄŸine dair hiçbir kanıt olmamasına raÄŸmen, Romalı bir tarihçi olan Pliny, camı ilk olarak Finikeli denizcilerin bulduÄŸuna iÅŸaret eder. Hikayeye göre denizciler, Suriye’nin Prolemais bölgesindeki sahilde bir kamp kurarlar ve ateÅŸ yakarak kaplarını, aynı zamanda yükleri olan soda blokları üzerine koyarlar. Ertesi gün uyandıklarında, ateÅŸin sıcaklığından dolayı kum ve sodanın camı oluÅŸturduÄŸunu görürler.

Camın ilk olarak Mısırlılar ve Finikeliler tarafından İ.Ö. 2. yüzyılda üretildiÄŸi söylense de, Mezopotamya’da bulunan ilk cam örneklerinin tarihi, İ.Ö. 3. yüzyıla dayanmaktadır. Cam eski zamanlarda çoÄŸu kez kralların himayesinde ve krala baÄŸlı olarak faaliyet gösteren atölyelerde veya zengin müşterilerin gereksinimlerini karşılamak amacıyla üretilmiÅŸtir. Bununla beraber, ilk günden beri deÄŸerli taÅŸlara ve insan eliyle yapılmış madeni eÅŸyalara alternatif olarak üretilmiÅŸ ve kullanılmıştır. Roma Dönemi’nden itibaren, hemen hemen tüm cam eÅŸyaların üretiminde taÅŸ, maden ve seramik eÅŸyalar taklit edilmiÅŸtir.

M.Ö 12000 ile M.Ö 4000 yılları arasında cam ilk kez dekoratif küçük boncuklar olarak kullanılıyordu. DoÄŸu Akdeniz bölgesindeki ilk cam bulgularına, Antalya’nın KaÅŸ ilçesi yakınlarında, İ.Ö. 2000 yılı civarında, bir ticaret gemisinin kargo bölümünde rastlanıyor.

M.Ö. 2500 yıllarında kullanım amaçlı cam objeler yapıldığını görüyoruz. M.Ö 1000 yıllarında ise Mısırlılar camı oldukça zaman alıcı ve zor bir iÅŸlemden geçirerek elde etmeye baÅŸlıyorlar. Bu yüzden de cam kıymetli eÅŸya olarak görülüyor. M.Ö. 300 ve M.Ö 20 yıllarına gelindiÄŸinde, bugün “Cam Üfleme TekniÄŸi” dediÄŸimiz teknik, Suriyeli cam ustaları tarafından kullanılmaya baÅŸlanıyor. 7. yüzyıldan itibaren Mısır’ın İskenderiye ÅŸehri cam yapım merkezi haline geliyor. Türklerde cam sanatı Selçuklularla beraber baÅŸlıyor ve İstanbul’un alınışından sonra Osmanlı döneminde geliÅŸiyor. İstanbul ve çevresinde birçok cam atölyesi kuruluyor. 14. yüzyılın baÅŸlarında Çubuklu yakınlarında kurulan Kristal Cam imalathanesinde ÇeÅŸm-i Bülbül adı verilen bir cam çeÅŸidi yapılmaya baÅŸlanıyor. 20. yüzyıla gelinceye kadar cam yapımında seri üretime geçilemiyor. Türkiye’de çaÄŸdaÅŸ anlamda ilk cam fabrikası 1934 yılında PaÅŸabahçe’de kuruluyor.

Cam yapımında bilinen en eski teknik iç kalıplama tekniğidir. Metal bir çubuğun ucundaki şekil verilmemiş kil kalıbın üzerine cam dökülüp yavaş yavaş soğutularak elde ediliyor, soğuma işleminden sonra kalıp çıkarılıyordu.
Kalıba döküm tekniğinde, önceden hazırlanmış kalıpların içine ya da dış kalıp üzerine camın dökülerek şekillendirilmesidir.
Üfleme tekniÄŸinde, ortası boÅŸ, “pipo” adı verilen üfleme çubuklarıyla cama ÅŸekil veriliyordu. Eriyik sıvı halden katı hale kısa sürede geçeceÄŸi için piponun ucundaki cam, yine piponun yardımıyla avuç içinde hızlı bir ÅŸekilde döndürülerek ÅŸekillendirilmeye çalışılıyor. YavaÅŸ yavaÅŸ pipo üflenerek cama ÅŸekil vermeye baÅŸlanıyor. Sap, kulp ve ayak gibi ekler yapılacaksa bu formu verecek olan parça eritilerek yapıştırılıp makasla kesiliyor. Aniden donup kırılmaması için soÄŸutucu fırınlarına alınıyor. Bu teknik Suriyeli ustalar tarafından kullanılmaya baÅŸlanan ve günümüze kadar gelen bir tekniktir.

Kalıba üfleme tekniğinde ise cam üfleme tekniğinin keşfinden sonra kil, ahşap ya da metal kalıpların içine üfleme yapılarak kalıbın şeklini almasıyla elde ediliyordu. Böylece aynı formda objeler yapmak mümkün olmuştu.

Tem 11
Çay Ocagi Çay Makinasi Su Sebili Satisi 0212 2370749 - Serbetlik Ayranlik Endüstriyel Mutfak Proje Sanayi Mutfagi Kurma Paslanmaz Çelik Ürünler Bulasik Makinasi Çay Kazani 0212 2370759

Camla Balkon Kaplamanın Faydaları
 
Camla balkon kapatıldığında, evinizde yalnızca yaz aylarında kullanabildiğiniz balkonlarınızı 12 ay boyunca kullanabilme olanağına kavuşursunuz. Cam levhaların kaydırmalı sistemlerle kapatılmasıyla dış ortamdan izole edilen balkonlar, yaz kış keyifli mekanlara döner. Rüzgardan, yağmurdan, kar ve toz gibi etkenlerden korunmuş olur. Aynı zamanda Balkonunuzun kuş ve böcekler tarafından kirletilmesini engeller. Sizleri balkon temizleme derdinden kurtarır, su sarfiyatını azaltır.

Kullanılan mekanların mimari estetiği de bozulmaz. Çocuklarınıza güvenli oyun alanları sağlar. Isı yalıtımına katkısı olur.

Camla Balkon Kapatma Kış Bahçesi Yapmada Kullanılan Sistemler

Temperlenmiş kırılmaya karşı dayanıklı camların levhalar halinde hazırlanıp üzerlerine hareketli rulmanlar takılmasıyla oluşan cam sürme sistemleri, kapatılacak mekanın çevresinde bir ray yardımıyla kayarak çalışırlar.

Temperlenmiş camların kenarlarında levhaların birbirlerini öperek izalasyon sağlanması amacıyla lastik contalar vardır, bu lastik contalar aralıklardan yağmur, toz benzeri dış ortam etkilerinin içeriye nüfuz etmeleri önlenir.

Ayrıca sürme yaylarında camlı balkon sistemlerinde kullanılan camlara vuran suyun dışarı itilmesi için kanallar da vardır.

Düz balkonlar bombeli balkonlar köşeli balkonlar veya kış bahçesi oluşturmak için her türlü ayrı mekana uyacak şekilde; camlı balkon kapatma sistemleri tasarlanabilir,

Aynı şekilde bulunduğunuz ortama uygun renk seçeneklerinin uygulanması da cam balkon sistemlerinin avantajları arasındadır.

Uzman imalatçıların tasarladığı balkon kış bahçesi kapatma sistemlerinin can güvenliğiyle ilgili olarak en ufak bir kaygısı olmamaktadır, Çünkü;

Kullanılan camlar özel temperlenmiş olan camlardan seçildiği için kolaylıkla kırılma, çatlama oluşmaz; oluşsa bile temperlenmiş camlar kırıldıklarında normal camların aksine keskin olmayan küçük parçacıklara ayrıldıklarından tehlike arzetmezler.

Bu nedenle; tozdan, yaÄŸmurdan, haÅŸerelerden bıktım balkonumu kapatmak istiyorum veya camdan kış bahçesi yapmak istiyorum diyorsanız, cam balkon kapatma sistemlerinin üreticisi, imalatçısı veya tasarlayıp montajını yapan kuruluÅŸlarla irtibata geçebilirsiniz. Aradığınız telefon numarasıysa camdansanatlar.com sitesi ile aradığınıza ulaÅŸabileceÄŸinize inanıyoruz….

May 06
Çay Ocagi Çay Makinasi Su Sebili Satisi 0212 2370749 - Serbetlik Ayranlik Endüstriyel Mutfak Proje Sanayi Mutfagi Kurma Paslanmaz Çelik Ürünler Bulasik Makinasi Çay Kazani 0212 2370759

İSTANBUL – Hızlı yapılaÅŸma, otoyollar ve yangınların baskısıyla kuzeye doÄŸru çekilen İstanbul ormanlarının ‘son kalesi’ de tehdit altında. İstanbul’un son büyük ormanı Åžile’de, hiç el deÄŸmemiÅŸ doÄŸu kesimi de madenciliÄŸe açılmak isteniyor. Ormanda 243 hektar (yaklaşık 486 futbol sahası) alanda kalker çıkarmak için arama ve iÅŸletme ruhsatı alan firma, Çevresel Etki DeÄŸerlendirme (ÇED) oluru almaya çalışıyor. Firma eÄŸer istediÄŸi izni alabilirse, ormana bir de entegre maden iÅŸleme tesisiyle liman kurmak istiyor. Yine Åžile ormanlarının doÄŸu kesiminde, 100 hektar (yaklaşık 200 futbol sahası) büyüklüğünde alanda maden arama ruhsatı alan baÅŸka bir ÅŸirket, iÅŸletme izni çıkarmak için hazırlıklarını sürdürüyor.

Åžile-AÄŸva YardımlaÅŸma ve Dayanışma DerneÄŸi (ÅžADER) eski baÅŸkanı Süleyman Eren kararlı: “Ömerli-Åžile arasında kalan batı ormanları bitti, müdahale edemedik. Sıra doÄŸuya geldi. Buna izin vermeyeceÄŸiz, doÄŸuda kalan ormanlar için mücadele vereceÄŸiz.”

Ama Seramik Federasyonu Genel Sekreteri Germiyan SaatçioÄŸlu da kararlı ve kesin konuÅŸuyor: “Türkiye’de üretilen seramiÄŸin hammaddesinde yüzde 70 oranında Åžile kili kullanılır. Åžile kili çıkarılmazsa, Türkiye iki katından fazla para ödeyerek Ukrayna’dan, İngiltere’den kil getirmek zorunda kalır. Seramik 2 milyar avroluk sektör. Kil çıkarılmazsa, 220 bin insan iÅŸsiz kalır. İthal kille sektör sürdürülemez.”

Türkiye’deki kil rezervlerinin yüzde 60′ının, silis rezervinin yüzde 90′ının Åžile sınırları içinde olduÄŸunu hatırlatan AKP’li Åžile Belediye BaÅŸkanı Can TabakoÄŸlu da madenciliÄŸe külliyen karşı çıkmanın ‘gerçekçi’ olmadığı görüşünde.
Ama BaÅŸkan TabakaoÄŸlu da Åžile ormanlarının doÄŸusunun, özellikle sahil kesiminde Åžile-AÄŸva ve Kandıra güzergâhındaki ormanların ‘mutlaka’ korunmasını, gerekirse sit alanı ilan edilmesini istiyor. TabakoÄŸlu, aksi takdirde Åžile köylüsünü, burada nefes alan İstanbulluyu, madenciyi mutlu eden; Åžile’yi Åžile yapan ekolojinin çökebileceÄŸini belirtiyor.

Åžile’nin batısı, 50 yıl önce…

Åžile, İstanbul’un yüzölçümü açısından en geniÅŸ ama aynı zamanda 25 binlik nüfusuyla en tenha ilçelerinden biri. Kuzeye, Karadeniz kıyılarına kadar inen toplam 63 bin hektarlık ormanıyla da bir cennet.

Ancak bu cennetin içinde biraz ilerlediğinizde çölü andıran toprak parçalarıyla, içi yağmur suyuyla dolmuş dev kraterlerle karşılaşıyorsunuz. Çünkü Şile doğal güzelliklerinin yanı sıra, kil ve silis açısından da zengin. Ormanlarda yaklaşık 50 yıldan beri 51 çeşit maden çıkarılıyor. En önemlileri kil ve silis. Kil seramikte, silisse başta cam olmak üzere ağır sanayide kullanılıyor.

DoÄŸusuyla batısıyla toplam yüzölçümü 63 bin hektar olan ormanların batı bölgesinde, halen 334 hektarda, yani toplam ormanın yüzde 0.5′u kadar alanda 219 adet maden ocağı çalışıyor. Ormana yayılmış bu 219 ocak yüzünden, bazı bölgelerde iki adımda bir dev çukurlarla karşılaşıyorsunuz. Bir tarafta iÅŸ makineleri kazıyor, bir tarafta cevher yüklü kamyonlar tozu dumana katarak orman toprağını taşıyor.

Åžile’nin doÄŸusu, bugün

Batıda durum bu. Ama artık doğuda da hareketlilik var. Şile ormanlarının doğusunda 243 hektar alanda kalker çıkarmak, kalkeri işlemek için entegre tesis, taşımak için de liman kurmak üzere arama ve işletme ruhsatlarını alan firma, ÇED oluru almaya çalışıyor.

Koca Grubu’na ait İntek İnÅŸaat, çıkardığı kalkeri, entegre tesiste iÅŸleyecek, limansa sadece Åžile çevresindeki madenlere hizmet etmekle kalmayacak, Orta Avrupa’dan Tuna Nehri yoluyla gelen küçük ve orta ölçekli gemilerin, BoÄŸazlara girmeden Anadolu’nun içlerine mal getirip götürmesini saÄŸlayacak.

İntek firmasının ÇED toplantısı yaptığı Kabakoz Köyü tedirgin. Muhtar Hasan Yılmaz, köylerinde maden çıkarılmasına kesinlikle razı olmayacaklarını, bunu gelen firma temsilcilerine de anlattığını söyledi Yılmaz, “Liman için ormanda yeni yollar açılması gerekir. Ağır tonajlı TIR’lar burayı kullanacak, bundan hem doÄŸa hem de köylülüler olarak çok etkileniriz. Liman yapılır denilen bölgede Karadeniz balıklarının neredeyse tüm çeÅŸitleri var. LevreÄŸin yumurtlama bölgesi burası. MeÅŸhur Åžile palamudunu artık yiyemeyiz” dedi.

Çevre, Turizm ve Tarım bakanlıklarıyla İSKİ, proje için olumsuz görüş bildirmiÅŸ. Ancak süreç iÅŸliyor. Arama ve iÅŸletme ruhsatını 20 yıl önce alan İntek’in, ‘olumsuzlukları gidererek’ yeniden baÅŸvuru yapma hakkı bulunuyor.
Şile Belediye Başkanı Can Tabakoğlu ve çevrecilerin verdiği bilgilere göre diğer başvuru sahibi maden firmasının 100 hektarlık alanda arama ruhsatı var. Ancak firmanın adını bilen yok.

Yüzde 1 nedir ki?

Her iki firma faaliyete baÅŸladığında, Åžile ormanlarının yüzde 1′i madenciliÄŸe açılmış olacak. Maden getirisi göz önüne alındığında yüzde 1, çok çok küçük bir oran gibi gözüküyor. Ancak söz konusu olan sıradan bir arsa, verimsiz bir tarla deÄŸil, İstanbul’un son büyük ormanı olunca, endiÅŸe doÄŸuruyor.

İ.Ü. Orman Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Adil Çalışkan uyarıyor: “Yüzde 1′lik alan çok büyük deÄŸil, nasılsa tekrar orman olacak deniliyor. Ancak maalesef öyle olmuyor. Ekosistem bozuluyor. Sorun açılan maden ocaklarının olduÄŸu gibi bırakılması. Devlet, ‘AÄŸaç kesiliyor’ diye para alıyor ancak üretilen oksijenin, bozulan orman estetiÄŸinin parası alınamıyor. İstanbul’un güney kuÅŸağında geniÅŸ yapraklı orman kalmadı. Kuzeydeyse sadece İğneada longoz ormanları, Belgrad ormanları ve Åžile ormanları var. Åžile bu ormanların en büyüğü ve İstanbul’un akciÄŸeridir.”

600 bin kamyon moloz gerek

Bu hafta Bosna Hersek gezisi sırasında “Çevreci madenciliÄŸe evet, vahÅŸi madenciliÄŸe son” mesajını veren Çevre ve Orman Bakanı Veysel EroÄŸlu, ormanların içinde açılan gediklerin ‘bilimsel yöntemlerle, en doÄŸru biçimde kapatılacağı’ sözünü vermiÅŸti.

Ancak bu sözler bile çevrecilerin ÅŸikâyet ettiÄŸi sorunları sihirli deÄŸnek misali çözmüyor. Bölgedeki bir çok madenciyle mahkemelik olduÄŸunu anlatan Åžile Sivil Toplum Platformu Sözcüsü Ketenci öfkeli: “Madenciyi arıyoruz. Bize ‘Benim ruhsatım 100 yıllıktı, rehabilite etmek için daha zamanım var’ diyor. Halbuki ordaki alanın rezervi bitmiÅŸ durumda. Böyle çok örnek var. Her yer mahvolmuÅŸ durumda.”

Åžile ormanlarındaki bütün maden çukurlarının rehabilite edildiÄŸini ve edileceÄŸini belirten Orman İşletme Müdürlüğü yetkilileriyse, havadan çekimlerde görülen çukurların da halen faaliyeti süren ocaklar olduÄŸunu söyledi. Orman İşletmesi, Åžile’de ÅŸu ana kadar iÅŸlevi biten maden sahalarında 482 hektarı aÄŸaçlandırmış. Yetkililer halen ormanda iki dev çukur bulunduÄŸunu belirtti. Bu çukurlar da ’4 milyon 750 bin metreküp’ toprakla doldurulacak. Ardından üzeri aÄŸaçlandırılacak.

İ.Ü. Orman Fakültesi Dekan Yardımcısı Çalışkan’ın hesabına göre 4 milyon tonluk bir boÅŸluÄŸu doldurmak için ormana 600 bin kamyon dolusu moloz taşımak gerekiyor.

‘O kil çıkarılmazsa 220 bin kiÅŸi iÅŸsiz kalır’

“Åžile kili çıkarılmazsa 220 bin kiÅŸi iÅŸsiz kalır” diyen Seramik Federasyonu Genel Sekreteri Germiyan SaatçioÄŸlu tepkili: “Åžile’de hem orman hem turizm bölgesi olması dolayısıyla Çevre Bakanlığı’ndan izin almak zorlaşıyor. Bu izinleri bakanlık hafife alıyor, geciktiriyor ve engelliyor. ‘Kil geliri, turizmden de saÄŸlanıyor’ deniliyor. Oysa saÄŸlanmaz. Çevre örgütleri de kötü misalleri emsal gösterip madenciliÄŸi tamamen engelleyerek tek taraflı giriÅŸimlerde bulunuyor. Mutlaka orta yol bulunmalı. Maden ülkenin servet kaynağı.”

Koca Grup Yönetim Kurulu Üyesi Cihangir Koca ise gerekirse proje deÄŸiÅŸikliÄŸine gideceklerini belirtti: “Kalker maden iÅŸletmesiyle birlikte asıl amacımız bir liman açmak. Büyük ihtimalle projede deÄŸiÅŸiklik yapılacak. Gerekirse maden iÅŸletmesi ve entegre tesisi yerine sadece liman yapmak için deÄŸiÅŸikliÄŸe gidebiliriz. Liman, 20 metre geniÅŸliÄŸinde ve 300 metre uzunluÄŸunda mendireksiz olacak. Küçük bir dolgu alanı da olacak. BaÄŸlanacak gemiler en fazla 10-15 bin ton civarında olacak. Biz yurtdışında yeterince para kazanıyoruz. Ülkemizde yatırım yapalım diye düşündük. İstemiyorlarsa yapılacak bir ÅŸey yok.”

Radikal 22.04.2008 

Çay Ocagi Çay Makinasi Su Sebili Satisi 0212 2370749 - Serbetlik Ayranlik Endüstriyel Mutfak Proje Sanayi Mutfagi Kurma Paslanmaz Çelik Ürünler Bulasik Makinasi Çay Kazani 0212 2370759